YENİDEN REFAH PARTİSİNDEN DİYARBAKIR ANNELERİNE DESTEK

YENİDEN REFAH PARTİSİNDEN DİYARBAKIR ANNELERİNE DESTEK

Yeniden Refah Partisi Nizip Kadın Kolları Başkanı Yağmur Şahin, bir tarafta yalnızca Allah´ı bilen, ekmeği, aşı bilen, evladı yurdu yuvası bilen Hacire analar, diğer tarafta eli kanlı, zalimliği din edinmiş, vicdansız, ahlâksız terör örgütü PKK, onunla aynı safta ipliği pazara çıkmış siyasi kanadı HDP.. Ve tabi, olur olmaz her şeye ilk kıvılcımda reaksiyon göstererek akbaba kesilen, ama mevzu Hacire analar olunca başları kumda deve kuşlarına dönüşen duyarlı aktivistler(!) aydınlar(!) sanatçılar(!)

Şahin, Gelinen noktada şahit olduğumuz fecaat; toplumun, bilhassa gençlerimizin dinî, ahlâki ve milli değerlerinin yozlaştırılarak kendi ellerimizle evlatlarımızı teröristlerin kanlı ellerine verdiğimizi ayan beyan ifşa ediyor. Doğu ve güneydoğu başta olmak üzere; milletimize, gençlerimize sahip çıkmanın ekonomik yatırımlardan ziyade; dinî, ahlâki ve milli değerlerimiz adına atılacak adımlarla olacağına inanıyoruz. Bu, vatanımız adına milli ve ahlâki bir mücadele cephesidir.
Bu yüzdendir ki; güya 3 ağaç için meydanları yakan, dükkanları yağmalayanlar, eşcinsellere özgürlük mavraları atanlar, evladını öldürmeyi özgürlük bilip kürtaj için bağıranlar, bugün bu ahvale elbette ses çıkarmayacaklar. Çünkü onlar değerlerimizi yozlaştırmak adına ellerinden geleni yapmayı görev edinmiş kendini aydın sanan, bu anaların bu ahvalinin müsebbibi, milletin en karanlık yanılar dedi.

Bizlerse cenneti menzil edinmiş, dini ve milli ve değerlerini, vatanını, canından öne koyan; cenneti annaların ayağının altında bilen ahlâk ve vicdan sahipleri olarak; Hacire analarımızın, evladı kör çukurlara düşmüşlerin yanında duruşumuzu göstereceğiz. İmanımızı kavileştirmek ve vicdanımız adına bir nebze olsun rahat hesap verebilmek adına gerekiyorsa beyan ve eylemlerimizle mücadele edeceğiz.
Zira canımız Peygamber Efendimizin(s.a.v) buyurduğu gibi;
"Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin; buna gücü yetmezse diliyle onun kötülüğünü söylesin; buna da gücü yetmezse kalbiyle ona buğzetsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir."

Bu anaları görelim, duyalım, anlayalım..

"Bizler aslında pkk´dan çok çektik.
Bizleri çok korku ve baskı ile sindirdiler.
20 yıl öncesi pkk evlerimizdeki erkek çocukları tesbit etmesin diye oğullarımızın ayakkabılarını bile kapı önüne hiç koymazdık.
Sonucun ne olacağını hepimiz bilirdik.
12 yaşından sonraki çocuklarımız dağa kaçırılır ve sonu ya cezaevi ya da kara toprak olurdu.

Çok çaresiz kaldığımız zamanlarımız oldu.
Artık onlardan korkmuyoruz.
Bizler evlatlarımızın evlendiği günleri görmek, torun sahibi olmak istiyoruz.
Mezarının bile nerede olduğunu hiç bilmediğin bir evladı yıllarca belki gelir diye beklemek kadar acı birşey yok bu dünyada.
Biz pkk´nın zulmüne baş kaldırıyoruz.
Devletimizden de destek bekliyoruz" diyor Diyarbakır hdp binası önünde oturan 11 ana.

Başka bir anne, "Ben kimsenin lafıyla değil, yanan yüreğimin ateşiyle oturuyorum, diyor.
Yine başka bir ana, "bunlar Kürt felan değil bunlar gavur, Müslüman olsalardı böyle zulüm etmezlerdi" diyor.

Tek oğlumdu diyerek hıçkırıyor yine bir anne. "Fakirlikle büyüttüğümüz oğullarımızı neden yüreğimizden koparıp götürüyorlar" Ve başka bir anne isyan ediyor, soruyor: "Kendi çocukları ABD´de okuyor, Fransa´da tatil yapıyor da neden bizim çocuklarımız dağa götürülüyor."

Bir diğer anne ise, "Başlarım sizin Kürdistan davanıza.!" diyor.
Bu sese kulak verelim. Müminin yüreğinde sınır olmaz. Mümin vatanına hain olmaz! Hepimiz Hz. Adem ve Hz. Havva´nın evlatlarıyız. Acımız bölüştürülemez. Zira bizler Allah indinde kardeş kılınmışlarız.

Acılı bir annenin yüreğine saygı ve merhamet göstermeyenlerin, bundan sonraki hiçbir olaya duyarlılık gösterişine inancımız yoktur.!

Hacire anamızın çaldığı maya tuttu, inşAllah bundan sonraki süreçte şecaatiyle direnen bütün annelerin evlatlarına sağ salim kavuşmasını niyaz ediyoruz ifadesini kullandı.